Psikolojide Kapalı Bir Kutu: Capgras Sendromu

0

Günümüze kadar pek çok psikolojik rahatsızlık ile tanıştık, pek çok sıra dışı vakayı gördük. Fakat itiraf etmek gerekirse psikolojik bozukluklar adı altında akla gelen sendromlar, depresyon ve şizofreni gibi popüler hastalıkların önüne geçmemektedir. Bugün psikolojide hala kapalı kutu olarak yer alan psikolojik bir bozukluk ile sizleri tanıştıracağız.

Capgras Sendromu

1923 yılında literatüre kaydı ismini almış oldu Fransız doktor tarafından Yanılsama Benzerleri şeklindeki tanımlaması ile geçmektedir. Bu sendromu daha açık tanımlamak gerekirse; bireyin, yakın çevresinde yer alan kişilerin gerçek olmadığına veya onların yerine bireye zarar vermek isteyen kişilerin geçmiş olduğunu düşünmesine dair sanrısal ve yanılgısal bozukluklardır. Bu hastalık genel olarak şizofreni teşhisi ile karıştırılmaktadır. Oysa bu sendromun oluşum göstermesi için kişinin realiteyi değerlendirme ve analiz yeteneğini tamamen kaybetmiş olması gerekmektedir.

scary-masksHASTALIK İLE İLGİLİ YETERLİ BİLGİ SAĞLANAMIYOR

Günümüz modern psikolojisinde bile Capgras Sendromu ile ilgili olarak çok net bilgiler bulunmamaktadır. İlk teşhisin üzerinden 92 yıl geçmiş olmasına rağmen ender rastlanan bir bozukluk olduğu için üzerinde hala yeterince çalışma yapılamamıştır.

Fakat yapılan kısıtlı araştırma sonuçları doğrultusunda hastanın hayatının belli dönemlerinde yabancılık duygusu ile karşılaşıp uyum sorunu yaşaması, çevresinde olan kişilere karşı güvensizlik göstermesi gibi paranoid eğilimlerde bulunması sonucu geliştiği yönünde bilgiler bulunuyor.

Ayrıca pariatal lob bozukluğu da bu sendrom için zemin hazırlayıcı nitelikte bir durum olduğu düşünülmektedir.

HASTA ÇEVRESİNDEKİLERE ZARAR VEREBİLİR

Bu sendrom tedaviye ulaştırılmadığı evreler dahilinde kişi, özellikle yakın çevresinde bulunan kişilere karşı yabancılık hissine kapılarak uzaklaşır. Ailesinin, eşinin yada arkadaşlarının yerlerine başkalarının geçtiğini düşünerek bu kişilere karşı yoğun bir güvensizlik hissine kapılır ve sürekli tetikte bekleme ihtiyacı duyar.

Aniden kimseyi tanımadığı bir çevrede bulunduğunu düşündüğünden dolayı gerçekçilik algısını yitirip, kendisinin yapılandırmış olduğu bir düş dünyasına dalar. Fakat bu durum her zaman zararsız bir şekilde seyir etmez. Şüphe içinde olması, kendisinin tehlike içerisinde hissedip tetikte beklemesi gibi paranoyalar kendisi ve yakın çevresinde olan kişiler için tehlikeli durumlara sebebiyet verebilir. Hasta kendisine zarar verileceğini düşünüp yakın çevresine saldırganlık girişimlerinde bulunabilir.