Mültecilere Sunulan Sağlık Hizmetlerinde Sahada Yaşanan Sorunlar

0

2011 yılının kış aylarında Suriye’de başlayan savaş ve büyük mülteci akımı başta insanlar olmak üzere tüm canlıların, doğanın zarar görmesine neden olmuş ve olmaya da devam etmektedir. Ülkelerini terk etmek zorunda kalan insanlar temelde beslenme, barınma, giyim sağlık ve eğitim problemleri ile karşı karşıya kalmışlardır. Aslında burada sayılan beş ana problemin sadece bir tanesi diğerlerinin artışı ile artmakta, azalması ile azalmaktadır. Bu diğer faktörlere bağlı olan değişken “sağlık”tır. Örneğin; beslenme kalitesi arttıkça sağlığın korunmasında ve idamesine düşen yük azalmakta veya tersi. Yine aynı şekilde barınma, giyim ve eğitimdeki değişiklikler sağlığa birebir yansımaktadır. Bu yüzden sığınmacılar için sadece sağlık konusunda değil, sonuçta sağlığı destekleyecek olan beslenme, barınma, giyim ve eğitim konusunda da ciddi düzenlemeler yapılması gerekiyor. Sunulan sağlık hizmeti ne kadar kaliteli olursa olsun diğer parametreler de yaşanacak sorunlar mutlaka bu sağlık hizmetinin kalitesini düşürecektir.

Ülkemize gelen Suriyeliler 2014 yılında yayınlanan Geçici Koruma Yönetmeliği kapsamında, 28 Nisan 2011 tarihine itibaren geçici koruma altına alınmışlardır. Geçici korunanlara sağlanacak (GSS) hizmetler illerde birinci derecede valilerin sorumluluğunda olmak üzere başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı AFAD koordinasyonunda yürütülmektedir. Sınırdan giren mülteci bulunduğu ilde kayıt yaptırıyor ve kimlik kartı alıyor. Kayıt altına alınan sığınmacılar sağlık hizmeti haklarını elde etmiş oluyor, kayıt yaptırmayanlar ise bu hizmeti ücretsiz alamıyorlar. İşte toplum açısından sağlık sorunu bu noktada ilk sinyalini veriyor. Kayıt altına alınmayanlar aşılama gibi birinci basamak koruyucu hizmetleri almadan ülkeye yayılmış oluyorlar. Toplum sağlığı açısından risk oluşturuyorlar. Sınırdan yaralanmış olarak geçirilen ve ülkemizde tedavi edildikten sonra, hastaneden bırakılmadan önce Göç İdaresi kişinin biyometrik kaydını yapması gerekmektedir.

Geçici korunanlar sağlık açısından risk grubu sayılır, çünkü kendine özgü sağlık sorunları olabilir, bu durum düşünülerek daha profesyonel ve detaycı yaklaşılmalıdır. Riskli gruplara özelleşmiş hizmetler sunulmalıdır. Geçici korunanlar acil durumlar haricinde sevk olmadan, kendisinin ücreti karşılama durumu dışında, üniversite ve özel hastanelerden hizmet alamazlar. Kayıt yaptırdıkları il dışında, bulaşıcı ve salgın hastalık ile acil hariç diğer sağlık hizmetleri karşılanmaz. SGK provizyonu alınamayanlar ve kaydı yapılmamış olanalar acil bulaşıcı, salgın hastalık dışında hizmet alamaz. Aşağıda ki resim de; sağlık kurumuna başvuru yapan sığınmacı için izlenilecek yol gösterilmiştir.

Özetleyecek olursak; sığınmacı olarak ülkemize gelen insanlar iki grup oluşturmaktadır: Kurallara uygun bir şekilde kayıt altına alınan “Geçici Koruma Altına Alınanlar” ve “Kayıt Olmadan Dolaşanlar”. İkinci grup başlı başına bir sağlık sorunu teşkil etmektedir, sağlık hizmetlerini ancak ücret karşılığında ile alabilirler (acil, salgın ve bulaşıcı hastalık harici). İlk grup ise ücretsiz bir şekilde kamunun sağladığı tüm sağlık hizmetini alabilirler. 

Sunulan sağlık hizmetleri sorunlarını neden kaynaklandığını tespit edecek olursak : 

• Yardım verenin özellikleri

• Yardım alanın özellikleri

• Yardım ortamının özellikleri

Yardım verenin özelliklerinden kaynaklanan sorunlar;

• Yeterli ekonomik kaynağın sağlanamaması, barınacak yerlerin yeterli sayıda ve normal standartlar da olmaması, yeterli besinin sağlanması ve korunmasındaki zorluklar, her koşula uygun giyecek temininin azlığı, bulunduğu çağdan geri kalmayacak bir eğitim sistemi devamlılığının sağlanmasındaki yetersizlik.

• Başta tercüman sayısının yetersizliği bir çok problemin çözümünü engellemektedir.

• Yeterli ve sığınmacı konusunda eğitimli personelin bulunmaması yapılanmayı bozmaktadır.

• Ülke de gelen sığınmacıya karşı gösterilen tepkinin organize hale gelmesinin engellenememesi

• Sürekli yer değiştirmesi veya ihtimali yüzünden, aile hekimleri performans kaygısı nedeniyle kişileri kendi birimine dahil etmiyor.

• Aile hekimine kesin kayıtlı bebeği olduğunda kimliğinin çıkması uzun sürüyor, bebek kartlardan takip ediliyor, aşı ve izlem sisteme geç girilebiliyor

• Çok fazla poliklinik başvurusu olduğundan sağlık personeli ve kuruluşu yetersiz kalıyor

• Kimlik tespiti yapılamıyor, mernis sadece TC kimlik no soruluyor, bu yüzden elle kayıt yapılıyor, zaman kaybı oluyor ve hata yapma riski arttığı için doğruluk derecesi azalıyor

• Fiziksel rehabilitasyonun yanı sıra daha da önemli olan psikososyal destek hizmetlerinin, ebeveynsiz çocuklar, engellilerin tespiti, çocuk yuvaları, kadın korunma evlerinin yeterli olması

Yardım alanın özelliklerinden kaynaklanan sorunlar;

• Aşırı dercede psikolojik ve fiziksel travmaya uğrayan insanların sağlıklı düşünebilme kapasitesinin azaldığı bir gerçektir. Düşünen beyni ile değil daha çok hisseden beyni ile hareket etmeye meyillenirler. Bu insanlar daha agresif daha ilkel duyguları ile hareket edebilir. Bu tip davranışlar, geldiği toplum tarafından dışlanmasını kolaylaştırır.

• Dil sorunu ve kültürel farklılıklar

• Dini inanış, mezhep farklılıkları

• Eğitim almasındaki farklılıklar eğitimden uzaklaştırabilir

• Aşı takvimi uyuşmazlığı

• Diyalog sorunu; batıl inanç ve uygulamalarının çokluğu, giyinme tarzı nedeniyle muayene zorluğu

• Tıbbi geçmiş bilgileri yok

• Sık sık yer değiştiren göçmen sayısı oldukça çok, bu durum özellikle koruyucu hizmetlerin aksamasına neden olmaktadır

• Adolesan gebelik, çocuk işçi, beslenme yetersizlikleri çocuklar için ciddi sorun teşkil etmektedir. Ağır koşullarda çalıştırılan çocukların sağlığı açık bir şekilde tehdit altına girmektedir.

Yardım verilen çevre ve şartlardan kaynaklanan sorunlar;

• Sığınmacının geldiği il, ilçe de, sığınmacıya karşı gösterilen tepkinin organize hale gelmesi

• Talebin artışı kira oranları artırıp, gelenleri zor durumda bırakmak

• İnsanların düşkünlüğünü fırsat gören kişilerin genç insanları kötü yollara düşürmesi, uygunsuz ücretlere çalıştırması, çocukları suistimal etmesi gerek fiziksel ve gerekse ruhsal sağlığı tehdit etmektedir.

Uzm. Dr. Levent Tuna ŞENGÖZ
Aile Hekimi – Antalya