Kamil Furtun

0

‘Niye yaptın’ sorusuna, “Canım sıkıldı. Böyle zevklerim var abi. Hoşuma gitti ondan vurdum” yanıtını vermişti. Çıkarıldığı nöbetçi mahkemede ise “Bana ak sakallılar göründü. Bunlar kadın ve uyuşturucu ticareti yapıyor dediler” dedi. İlk ifadede son derece kendinden emin olan katil, ikinci ifadede başına gelecekleri anladığından olsa gerek,  son derece zekice! bir planla akli dengesinin yerinde olmadığını düşündürecek ifadelere başvurmuştu. Oysa bu numara, deneyip küçük düşmeye değmeyecek kadar bayat bir numaraydı. Küçük düşme korkusu ise büyük insanlara mahsus bi özellik elbette ki. Bir insanın hayatına son verme cesaret ve özgürlüğünü kendisinde bulan şahıs, söz konusu kendi hayatı olunca, o hayatın bir kısmını cezaevinde geçirmek olunca, kendisine deli dedirtecek şekilde yalanlara başvurmayı göze alabiliyordu.

Bu cinayet bir hastanede işlenmişti. Samsun Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde…Tarih 29 mayıs 2015’ti. Katledilen, sosyal medya ve internetteki yorumlarda dahi hakkında hiç kimsenin kötü bir şey söyleyemeyeceği Doktor Kamil Furtun idi. Göğüs cerrahı idi Dr. Kamil. Silahla ağır yaralandıktan hemen sonra kendi ameliyatlarını yaptığı masanın bu kez başına değil, üzerine alındı meslektaşları tarafından. Doktor arkadaşları kurtaramadılar onu. Yani doktorlar bilerek birilerinin hayatını kurtarıyor ya da birilerininkini kurtarmıyor olsalar, ilk önce kendi mesai arkadaşlarının hayatını kurtarırlardı herhalde. Ölümü sonrası Furtun’un hiçbir yakını gidip onu ameliyat edenlere saldırmadı mesela niye kurtarmadınız diye. Öldürülmesinin asıl sebebi ise vatandaşın usulsüz isteklerine boyun eğmemesi idi. Oysa o köyden gelen hastalarına dönüş için yol paralarının olup olmadığını soracak kadar merhametli idi arkadaşlarının ifadesine göre.

Öldürülüşü en az Dr. Ersin Arslan’ın katledilişi kadar sebepsizdi. Ersin Arslan da çalıştığı hastanede bıçaklanarak öldürülmüştü.  Ölen hastasının ölüm bildirimini resmi olarak yapınca, hastanın 17 yaşındaki torunu maaşını alamayacaktı, ve onun için bu durum doktoru bıçaklayarak öldürme sebebi idi.

Ülkemizde ilk akciğer naklini yapan Prof. Dr. Necip Göksel Kalaycı da bu üstün başarısı nedeni ile bedenine aldığı on kurşun yarası ile ödüllendirilmişti yine 2005 yılında. Görev yaptığı hastanenin otoparkında katledilmişti.

Canla başla insan hayatı kurtarmak için tüm zamanını bilime ayıran doktorlar tanıdım. Gündüz işyerinde, geceleri evinde interneti açıp bilimsel makale okuyan hekimler var. İcap nöbeti diye bişey var mesela… 15 gün boyunca nöbet oluyo örneğin. O nöbet süresince her arandığında hastaneye gitmek durumunda doktor. Mesai bitti ama ameliyat bitmedi mesela; hadi ben çıkıyorum, yarın devam ederiz diyemiyo mesela. Üstelik bu noktaya da yirmi yılı aşkın ve ülkenin en zor eğitim programından geçerek geliniyo. Sizinle metroda seyahat eden, kahvede çay içerken arka masada oturan sade vatandaş, bütün bu emekleri hiçe sayıp, üç kuruşluk çıkarı için öldürebiliyor doktoru.

Samsunumuz bu konuda maalesef sabıkalı bir il. Sağlıkta şiddet her geçen gün biraz daha tırmanıyor. Şu ana kadar yetkililerden tüm uyarılara rağmen etkili bir hamle gelmedi. Mevcut cezalar caydırıcı olmaktan çok uzak. Son 16 yılda kamu ihale kanunu 186 kez değişmiş mesela. Oysa ülkedeki yüzbinlerce sağlık çalışanının isteği Türk Ceza Kanunu’nda yapılacak bir satırlık bir değişiklik. Bununla ilgili sağlık alanındaki bütün STK’ların ısrarlı girişimine rağmen yasa teklifi şimdiye kadar gündeme bile gelemedi. Diyelim ki yasa değişti ve cezalar daha caydırıcı… Bizim için asıl vahim olan durum ülkemizde yapılan bazı kamuoyu araştırmalarında vatandaşlarımızın yaklaşık %23’ü sağlık çalışanının şiddeti hakettiğini söylemiş. Herhangi bir insan şiddeti ne hakla, ne sıfatla hak eder sorusuna bile cevap vermek mümkün değil iken, insanları sağlıklarına kavuşturmak gibi ulvi bir mesleğin mümessillerinin bu muameleye müstehak görülmesi kabul edilebilir değildir.

Dr. Kamil Furtun’u ölümünün 3. Yılında saygıyla anıyorum…

Sağlıkla kalın…

Dr. Orhan Aydoğdu