Gençliğin sırrı bulundu! Yaşlanan hücreler başarı ile yeniden programlanabildi

0

Gençlik iksirini bulma çabaları neredeyse insanlık kadar eski. Tarih boyunca pek çok kişi bu uğurda çalışmalar yapmış ancak başarısız olmuştu. Ancak insanlığın bu hedefine sonunda ulaşılmış olabilir. Salk Biyoloji Çalışmaları Enstitüsünden bilimciler, yaşlanan hücreleri yeniden programlama tekniği ile pluripotent kök hücrelere çevirmeyi başardı. Fareler üzerinde başarıyla gerçekleştirilen deneylerde, farelerin ömrünün yüzde 30 oranında uzatılabildiği görüldü. Pluripotent kök hücreler, gerektiğinde diğer hücrelere dönüşebiliyor. Hücrelerin bu yeteneği sayesinde yaşlılığın etkileri ortadan kaldırılabiliyor.

İşlem süresinin kısaltılması çözüm oldu

Japon araştırmacı Shinya Yamanaka 2006 yılında yaptığı çalışmada yetişkin hücreleri indüklenmiş pluripotent kök hücreye dönüştürmenin bir yolunu bulmuş ve bu çalışması 2012 yılında Nobel ile ödüllendirilmişti. Yamanaka’nın yöntemi başka bilimciler tarafından laboratuvar ortamında gerçekleştirilmiş ancak canlı hayvanlar üzerinde denendiğinde tümör oluşmasına sebep olmuştu.

 

Laboratuvarda gerçekleştirilen çalışmalar genellikle haftalarca sürüyor ve bu süreç sonunda hücrelerin gençleştiği gözleniyordu. Salk tarafından gerçekleştirilen çalışmada, yetişkin hücrelere uygulanan işlem süresi azaltıldı. Tam olarak kök hücreye dönüşmeyen yetişkin hücrelerinin, yaşlanma etkisi yaratan özelliklerin çoğundan kurtulduğu görüldü.

Fareler gençleştirildi

Araştırmacılar bu işlemi, fareler üzerinde denedi. Yaşlanmayı hızlandıran progeria hastalığı bulunan farelerin ortalama ömrü 18 hafta olurken, bu farelere 2 gün tedavi uygulayıp 5 gün bekleten araştırmacılar, farelerin ömrünün 24 haftaya kadar çıktığını ve vücutlarında tümör oluşmadığını gördü. Daha sonra aynı deneyi orta yaşlı sağlıklı fareler üzerinde deneyen bilimciler, kısmi yeniden programlama tekniğinin farelerin hücrelerini gençleştirdiğini ve hayvana zarar vermediğini keşfetti.

Aynı çalışma, laboratuvar ortamında canlı tutulan insan hücreleri üzerinde gerçekleştirildiğinde, bu hücrelerde de benzer etkiler bulunduğu, hücrelerin hem daha genç göründüğü hem de daha hareketli olduğu görüldü.

 

Araştırmacılar farelerle insanlar arasında fark olduğunu ve bu çalışmanın direkt olarak insanlara uygulanamayacağını belirtirken, gelecekte gerçekleştirilecek yeni çalışmalar neticesinde bu yöntemin insanları gençleştirmek için nasıl kullanılabileceğini belirlemeyi hedeflediklerini ifade etti.

Editör:Dr.Soner OĞUZ..